|
İsme Göre
Sıralama
|
Açıklama
|
|
Acem Koşması |
Aşıkların, özellikle Anadolunun kimi yörelerinde Azerbeycana özgü bir ezgiyle okudukları koşma türü. |
|
Açık Mektup |
Bir kişiye seslenen ancak başkalarının da okuması için gazete veya dergilerde yayımlanmak amacıyla yazılan mektup... |
|
Ayak |
Halk şiirinde kafiye yerine kullanılan terim. |
|
Ayne-l-yakin |
Göz kelimesinin eşanlamlılarından olan ayn sözü ile yapılan bu terkip arapça isim tamlamasıdır.Göz ile görülür derecede müşahede ederek bilmek anlamına gelir.Tasavvuf terminolojisinde müşahede ve keşif ile elde edilen bu bilgi türü;bilginin ikinci ve en olgun şeklidir.Alt kademesinde ilmel-yakin,üst kademesinde ise hakkal-yakin türü bilgi vardır. |
|
Bade |
Halk ve Divan edebiyatında şarap anlamında kullanılır. |
|
Caize |
Özellikle Divan edebiyatı döneminde büyüklere, varlıklı kimselere sunulan malzumeler için verilen para. |
|
Çeşm-i Mest |
Farsça mahmur göz;Tasavvufi terim olarak karşılığı Hakkın salikin kusurlarını hem salikden hem de halktan gizlemesi,Hakkın af ve mağrifet sahibi olması. |
|
Çeşm-i Nergis |
Farsça nergiz gözlü anlamında bir tamlama; terim anlamı salikin iyi hallerinin örtülü tutulmasıdır ,bazen salik veli olduğunu bilir ancak halk bilmez,bazen de halk bilir kendisi bilmez. |
|
Çeşm-i Şehlâ |
Farsça şaşı göz demektir, bu terim salikin yüksek makamda olduğunun hem kendisi hem de hem de halk tarafından bilinmesini karşılar. |
|
Çeşm-i Sihr-Engiz |
Farsça sihirli göz demektir,tasavvufi terim olarak ilahi cezbeyi işaret eder. |
|
Çeşm-i Bülbül |
Bülbül gözü manasındaki bu kelime aynı zamanda Üçüncü Selim devrinde yaşamış bir mevlevî şeyhi olan Mehmed Dede adlı bir seramik sanatçısının sultana hediye ettiği eserinin adıdır. |
|
Çeşm-i Terek |
Farsça yırtık göz; salikin sahip olduğu hal,kemal ve makamın hem kendisinden hem de halktan gizlenmesi. |
|
Dağınıklık |
Söylenenlerin birbirini tutmayıp bütünlükten yoksun olma durumu. |
|
Efsane |
Eskiden bile söylenegelen, olağanüstü olaylara ve kişilere yer veren, konuşma diliyle oluşturulmuş, üslup kaygısından uzak hayali öyküler. |
|
Fantazya |
Düş gücünün alabildiğince özgürce ortaya koyulduğu düşünceye ya da bunlarla donatılmış sanat yapıtlarıdır. |
|
Geçiş |
Yazılı anlatımda bir düşünceden ötekine, bir pragraftan sonrakine geçerken düşüncenin zincirleniş biçimi. |
|
Hak Aşığı |
Pir elinden bade içmiş, dili çözülüp şiir söylemeye başlamış gerçek aşık. |
|
İade |
Özellikle Divan edebiyatında bir beytin son sözcüğünü ondan sonraki beytin ilk sözcüğü olarak kullanmayla ilgili söz sanatı. |
|
Iraklama |
Sözlü ya da yazılı anlatımda konu dışına çıkalarak, konuyla ilgisi bulunmayan sözler söyleme. |
|
Kalem Şuarası |
Belirli bir öğrenimden geçmiş, hece ve aruz ölçülerini kullanarak şiir yazabilen ancak saz çalmasını bilmeyen şairlere Kalem Şuarası denir. |
|
La-Edri |
Kimin tarafından söylendiği ya da yazıldığı bilinmeyen şiirlerin altına bilmiyorum anlamında yazılan sözcük. |
|
Mahlas Beyti |
Şairin mahlas olarak seçtiği adın geçtiği beyte denir. |
|
Naat |
Konusu Hz. Muhammedi övmek, ona yalvarıp şefaat dilemek olan kaside |
|
Ozan |
Oğuz Türklerinin saz şairlerine; hem saz çalıp hem de şiir okuyanlara verilen isim. |
|
Panteizm |
Evrenle Tanrının tek bir şey olduğunu, evrenin Tanrıdan, Tanrının evrenden ayrı bir yönü, ayrı bir varlığı bulunmadığını ileri süren düşünüş biçimi. |
|
Ramazaniye |
Giriş bölümünde ramazanı konu alan kaside |
|
Salname |
Yıllık. İçinde gün ve ay bilgisi de bulunan, kimi konularda belirli bilgiler içeren kitap. |
|
Yabacılaştırma Etmeni |
Brechtin Epik Tiyatrosunun estetik temellerinden biri. Seyirci ve Sahne arasına bir estetik uzaklık koyarak seyircinin oyun kişileriyle özdeşleşmesini engellemekte onların ussal yoldan bir yargıya varmasını sağlamak düşüncesiyle geliştirilmiştir.Bunun için oyunculukta, müzikte, Sahne tasarımında estetik uzaklığı sağlayacak çeşitli yabancılaştırma etmenleri kullanılmıştır. Brechtin deyişiyle, Seyirci, bir kazayı seyreden üçüncü kişi durumundadır. Yani olaya dışarıdan bakmakta ve olayın içinde olmadığı için duygusallığı arkaya itip gördüklerini usuyla değerlendirmektedir. |
|
Yapay Yüz |
Oyuncunun insancıl anlatımını kapatmak ya da oyuncula seyirci arasında estetik uzaklığı elde etmekte kullanılan ve çeşitli gereçten yapılan surat. |
|
Yönetmek |
1-Tiyatro yönetmek.2- Bir tiyatro yapıtının Sahnelenmesi işini yönetmek |
|
Yönetmen |
Bir oyunu, gerekli gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde,doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak Sahneye çıkaran sanatçı. Yönetmenin hem iyi pedagog , hem de işinde usta olması gerekir.Yönetmenin bir dünya görüşü olmalı, müzikten, plastik sanatlardan, ışıklardan anlamalı,yazın,felsefe,tarih ve toplumbilim alanlarında birikimli olmalıdır. Ayrıca, üzerinde çalıştığı Sahnenin coğrafyasını,duygusal atmosfer birimlerini ve etki alanları üzerinde ustalaşmış olmalıdır. |
|
Yüksek Komedya |
Karakter ve töre türlerini kapsayan komedya |